THE MAGICIAN


Sulina, 1910. Bu Romanya liman kentindeki ilk elektrik santralinin açılışı yapılmaktadır. Modern ve kozmopolit bir kalabalığın coşkusu ortasında, başka bir çağdan kalma bir sihirbaz olan Ilarion son kozunu oynamaya çalışır.

*Yönetmenin Katılımı ile

İSTANBUL DIMITRIE CANTEMIR ROMEN KÜLTÜR MERKEZI KATKILARIYLA

 

Yönetmen Notu

“Geçmişte kalmış bir dünyayı yeniden canlandırmak istedim ve animasyon tekniği, filmin geçtiği mekânları durağan görüntülerden yola çıkarak yeniden kurmama imkân verdi. Ama aynı zamanda hikâyenin özüne inmeyi de amaçladım. Bu noktada animasyonun niyetime çok uygun bir mecra olduğunu düşünüyorum: Bir zamanlar canlı ve kozmopolit olan, bugün ise unutulmuş küçük bir kasabanın ölçeğine indirgenmiş bir limanın kaderi üzerinden, geçmiş bir dünyanın ihtişamını resmetmek değil; yıllar önce yazdığım hikâyenin özünü temsil etmek istedim,” diyor Bogdan Mureșanu.

Yönetmen sözlerine şöyle ekliyor: “Film, özellikle de bütünüyle görsel bir icat olması beklenen animasyon film, en iyi ihtimalle izleyicinin zihnindeki o ‘karanlık koridorların’ duvarlarında asılı kalacak bir imge üretmelidir.”

 

Neden Sulina?

Sulina haritada bir noktadan ibaret değildir; tarihsel bir istisnadır.

Romanya’nın en eski yerleşimlerinden biridir ve aynı anda hem Tuna Nehri’nde hem de Karadeniz’de yer alan ülkenin tek liman kentidir. Romanya’nın—aynı zamanda Avrupa Birliği’nin—en doğu ucunu temsil eder; nehir, deniz ve sınırların birbirine karıştığı bir eşiktir.

1870–1931 yılları arasında Sulina serbest uluslararası liman statüsüne sahipti. Buraya gelen ya da buradan transit geçen mallar gümrük vergilerinden muaftı. Bu durum kente hızlı bir ekonomik gelişme ve son derece elverişli toplumsal dönüşümler getirdi. Aynı zamanda Romanya’da elektrikle aydınlatılan ilk şehir oldu; modernliğe erken bir sıçramanın simgesi olarak.

Altın çağında Sulina kozmopolit bir Rashōmon, denizcilik dünyasının Babil’i gibiydi; dünyanın dört bir yanından dillerin konuşulduğu bir yerdi. Jean Bart kente Europolis adını takmış, başkaları ise onu Küçük Venedik olarak anmıştı. Şehirde 27 farklı milletten insan yaşıyor, yedi konsolosluk ve sekiz uluslararası banka faaliyet gösteriyordu. Daha da önceki dönemlerde ise özellikle Yunanlı ve Maltalı korsanlar başta olmak üzere, farklı milletlerden korsanlar için bir sığınak olmuştu.

Sulina’nın tarihi yoğun, çelişkili ve katmanlıdır: refah ve çöküş, düzen ve başıboşluk, dünyanın ucuna ulaşan bir modernlik. İşte bu dünyaların üst üste binmesi—çatışması ve silinmesi—Sulina’yı hikâye için tek mümkün mekân hâline getirir.

 

Büyü ve Sihirbaz

Ya gerçekten büyü varsa—çocukken inandığı gibi?
Ya bütün varlığıyla, yaşamak için önünde kalan tüm hayatla, hâlâ atan bütün kalbiyle bir şeyi isterse…
O zaman olur mu?

Bu melankolik adam, iki dünya arasında gerili ince bir tel üzerinde yürür: biri şiirle dolu, çoğu zaman ölümcül yanılsamalar barındıran eski bir dünya; diğeri ise ilerlemeci ideallerin şekillendirdiği, kuru ve büyüsüz yeni bir dünya. Bu yeni dünya, kesinlikle modern bir elektrik santralinin kurulmasıyla simgelenir. Acımasız bir ışık altında silikleşen yanılsamalı bir karakter; iki dünya arasında bir salınım; sihirbaz ile alter egosu arasındaki konuşmalar gibi, bulanık bir gerçeklik… Yaşamla ölüm arasında asılı duran bir dünya; içinde bulunduğumuz hâlde, belki de çoktan ölmüş olmadığımızdan asla emin olamadığımız bir dünya.

Filmde anlatılan gün boyunca Ilarion, “büyü” sözcüğünün anlamını yeniden kazandırmak, evrenin yüzünde sevdiği o çocuksu ve masalsı bakışı yeniden keşfetmek için Sulina sokaklarında dolaşır. “Parlak” ve “göz kamaştırıcı” olarak tarif edilen bu modern gelecek, işte tam da bu bakışı gölgede bırakmıştır.

 

Yönetmen

Bogdan Mureșanu, geçen yıl Avrupa Film Ödülleri’nde The New Year That Never Came adlı uzun metraj filmiyle aday gösterilen (European Discovery 2024 – Prix FIPRESCI) yazar, yönetmen ve yapımcıdır. Film; Venedik Uluslararası Film Festivali Orizzonti bölümünde En İyi Film Ödülü ve FIPRESCI En İyi Film Ödülü’nü kazanmış; Arras Film Festival’de Silver Atlas ve Genç Jüri Ödülü’ne, Cairo International Film Festival’nde En İyi Film için Büyük Ödül / Altın Piramit’e, Goa International Film Festival’nde En İyi Yönetmen için Silver Peacock Ödülü’ne ve Luxembourg City Film Festival’nde Büyük Ödül ile Uluslararası Eleştirmenler Ödülü (FIPRESCI)ne layık görülmüştür. Toplamda 23 uluslararası ödül kazanmıştır.

The New Year That Never Came, Gopo Awards’da 10 ödül almış; bunların dördü Bogdan Mureșanu’ya verilmiştir: En İyi Uzun Metraj Film, En İyi İlk Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo.

2008 yılında The Human Torch adlı filmin senaryosuyla senarist olarak çıkış yaptı. Bu film, TIFF Screenplay Competition’da En İyi Romanya Kısa Filmi ödülünü kazandı. Ardından, Anton ve Damian Groves’un yönettiği animasyon kısa film Opinci’nin (2019) senaryosunu yazdı; film TIFF 2019’da En İyi Romanya Kısa Filmi seçildi ve Clermont-Ferrand International Short Film Festival’de İzleyici Ödülü’nü aldı.

Ayrıca Where Is Sofia? adlı çalışmasıyla 2012’de Meksika’daki Oaxaca Film Festival’nde En İyi Senaryo Ödülü’nü kazandı. Sonrasında Trimmed, Shaved and Milled (2013), Spid (2016), Negruzzi 14 (2016) ve Semmelweis Reflex (2016) adlı kısa filmleri yazıp yönetti.

2018’de gösterime giren kısa filmi The Christmas Present, 2019’da European Film Academy Ödülü’nü kazandı; 200’ün üzerinde festival seçkisine girdi ve 72 ödül aldı. Bunlar arasında Clermont-Ferrand International Short Film Festival’de Grand Prix ve İspanya’daki Alcine European Film Festival’de En İyi Avrupa Kısa Filmi ödülü yer aldı. Film ayrıca Oscar adaylığı için kısa listeye kaldı.

Yönetmen

Bogdan Mureșanu

Tür

Kurmaca, Canlandırma

Süre

24'