Birbirini tanımayan kadınların sesleri, eşitlik için kolektif olarak bir araya geliyor ve ataerkil düzenin yalnızca kadınları değil, erkekleri ve tüm toplumu kuşatan sınırlarını sorguluyor. Bu ortak anlatı, onların yansımalarıyla birleşerek, izleyiciyi toplumsal cinsiyet eşitliği, özgürlük ve gündelik hayatı şekillendiren görünmez sınırlar üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.
“Çünkü ben kız çocuğuydum…”
“Bir annenin sınırlarının olması demek, çocuklarının da sınırları olması demek…”
“…hepimiz ekosistemin bir parçasıyız. Ve hepimizin birbirine ihtiyacı var.”
“Ben erkillikten yana değilim, eşitlik ve yardımlaşmadan daha çok hoşlanıyorum.”
“Yalnız değilmişim hissini yaşamak isterdim ve bunu bana hissettirirdi.”
KADINLAR
Sınırsızlığımızın sınırlarını kim çiziyor?
Ataerkil bir toplumda kadınların zihinlerinde toplumsal, kültürel, çevresel ve bireysel yollarla yaratılmış korkuların ve sınırların ötesine geçilebilir mi? Ataerkil yapı erkeklerin de özgürlüklerini sınırlandırıyor olabilir mi?
Zeliha Karakoca
Belgesel
19'23''